Featured

Dr. Stockmann ve Dr. Onur Hamzaoğlu: Bir Tuhaf Kurgu

Onur Hamzaoğlu ve Barış İçin Akademisyenler Bildirisi’ne imza koyan diğer 18 akademisyenin gözaltına alınması haberi üzerine Hamzaoğlu’nun bebeklerin siyanürle zehirlendiğini ortaya koyduğu için karşı karşıya kaldığı ve sonuçta beraat ettiği davayla ilgili bu eski yazıyı paylaşıyorum. Continue reading “Dr. Stockmann ve Dr. Onur Hamzaoğlu: Bir Tuhaf Kurgu”

“Özgür Basın” 19 Aralık 2000’de ne bok yiyordu?

 

Zaman’ı, Hürriyet’i, Milliyet’i, Hasan Cemal’i falan… “Yağmurlar yağdı, yarıklar kapandı” mı sanıyorsunuz?
Öyle bir kana bulaştınız ki, ne yapsanız temizlenemeyeceksiniz..

Continue reading ““Özgür Basın” 19 Aralık 2000’de ne bok yiyordu?”

Karaburun 2014 günleri

Karaburun’da dokuz yıldır bir Bilim Kongresi düzenleniyor. Bu yıl (2015) 3-7 Eylül arasında düzenlenecek Karaburun Bilim Kongresi’nin teması “Dünyada bir hayalet dolaşıyor.” Birkaç yıldır kongrenin hemen öncesine denk gelen günlerde bir de Karaburun Ekonomi Politik Okulu gerçekleşiyor. Ön kayıtla herkesin katılabileceği okulun derslerinin bu yıl yapıldığı “Belediye Salonu”na doğrudan gelip plastik sandalyelerden birine oturursan da kimse sana “niye geldin” demiyor, üstelik çay veriyor. Continue reading “Karaburun 2014 günleri”

SMaktivizm: Sosyal ağlarda hegemonya kurma mücadelesi

Sanki Devrim, Bir Devrim Gezi’sinden Notlar, s. 185-192’ten alınan ve sosyal medyada verilen hegemonya kurma mücadelesi için SMaktivizm kavramını öneren bubölüm, Karaburun Ekonomi Politik Okulu’ndaki dersin (Halk İçin Yazmak: Sosyal Ağların Ekonomi Politiği ve Sosyal Medya Aktivizmi/Necati Duran & Barış Yıldırım) materyali olarak Yazılama’da yayımlanıyor.  Continue reading “SMaktivizm: Sosyal ağlarda hegemonya kurma mücadelesi”

Dünyada ve Gezi’de sosyal ağların direnişçi işlevleri

Sanki Devrim, Bir Devrim Gezi’sinden Notlar, s. 180-185’ten alınan ve direnişlerde sosyal medyanın oynayabileceği rolleri tartışan bu bölüm, Karaburun Ekonomi Politik Okulu’ndaki dersin (Halk İçin Yazmak: Sosyal Ağların Ekonomi Politiği ve Sosyal Medya Aktivizmi/Necati Duran & Barış Yıldırım) materyali olarak Yazılama’da yayımlanıyor.    Continue reading “Dünyada ve Gezi’de sosyal ağların direnişçi işlevleri”

Devrimci ahlak, seks işçiliği ve başka kavramsal istismarlar

Devrimci ahlak kavramının kasıtlı yanlış anlaşılması ve liberal “seks işçiliği” kavramının sol saflara sessiz sedasız sızmasından bahsetmiştik. Kaos GL’de Seda Aktepe’nin Evrensel‘de Fulya Alikoç’un bahsi geçen yazı üzerine, bahsini geçirmeden ve de bahsedilenler hiç bahsedilmemiş gibi yazdıkları iki yazı çatapatlar kadar etkisiz ve gürültülü bu kavramsal istismarlara iyi iki örnek.  Continue reading “Devrimci ahlak, seks işçiliği ve başka kavramsal istismarlar”

Fraksiyon’dan Ayrıldım – Ayrıldık

Tatsız bir tartışmadan artakalanlar. Belge olsun diye burada tutuluyor. Eski hatalarımızı yinelemeyelim diye.


Eren Buğlalılar açıklamış: Fraksiyon.org’dan Ayrıldım – Ayrıldık”

“Tartışma hakkını savunmaktan, tartışmaya vakit kalmaması”nı, “Herkesin radikal olup, marjinalliğe övgüler düzdüğü, ama kimsenin böylesi fikirleri sonuna kadar çarpıştırmadığı çölleşmiş fikir ortamımızı” yazmış. “Birden ortaya çıkıveren sıfır kilometre yayın ilkeleri”ni anlatmış.

Hukuk tekniği açısından katılmadığım bir tezi de var. Diyor ki dostum:

– “Fraksiyon’un yayın çizgisi sebep gösterilerek, şimdiye kadar uygulanmayan editöryel tartışma yöntemi Barış’ın yazısını engellemek için devreye sokuluverdi. … Bir süre sonra yazı kaldırıldı, bizim bilmediğimiz bir “tartışma süreciyle” Barış’ın editörlük yetkileri elinden alındı. Biz bunun bir darbe ve sansür girişimi olduğunu söyledik. Fraksiyon ‘bu yazı bizim platform olarak görüşümüzü ifade etmemektedir’ diye açıklama yapabilir, yazarından bunun son yazısı olmasını talep ederek ona yol verebilir, ancak yazıyı yayından kaldıramazdı.”

Bu söylediği bir şirket için doğru olabilir. Ama Fraksiyon Dayanışma Ağı bir kolektiftir, bir üyesinin kolektiflik hakkını ancak çok ciddi bir usulü takip ederek elinden alabilir. Bu usuller ne yazık ki hiç tarif edilmedi, defalarca uyarmamıza rağmen. Aslında kolektiften tasfiye edilen ben ve ayrılan Murat Can’la birlikte Eren, sansürü ve darbeyi aktif olarak destekleyen birkaç kişiye göre çok da “azınlık” değil.

Fraksiyon’un yapabileceği tek açıklama: “Yazarlarımızın hiçbir görüşü bu platformun görüşü değildir” demek olurdu ki bunu defalarca söyledik zaten. Ardından keyfi kararlar alınabilsin diye bilinçli olarak şekilsiz bırakılmış yapıya bir şekil verir, birini tasfiye edecekse de verilen şekle göre ederdi.

Şimdi hukukun temel sorunlarından birine geldik: Kurucu ilkeleri olmayan bir yapıya pseudo-kurucu-ilkeler, yani adeta anayasa gibi davranacak bazı “a posteriori” ilkeler nasıl verilebilir. Yöntemi yok değil, bulunurdu, yeter ki insanlar bir kolektifi mülklerine geçirmek istemesinler.

Yasak Mermi ☆ Devrim Defteri

Belki bazı okurlar bilmiyordu, uzun bir süredir Fraksiyon.org (önceden Haber Fabrikası) adlı internet sitesi için yazılar yazıyordum. Tam olarak ne olduğunu anlayamadan, bir gece ansızın gelen bir sansürleme ve darbe girişimine bir tepki olarak buradan toplu olarak ayrıldık.

Yazılarımızı da kaldırdık.

Her şey Cephe’nin Sarıgazi’de fuhuş yaptıran bir kadını cezalandırdığını açıklamasının ardından başladı. Haber üzerine sosyal medyada devrimcilere karşı bir linç harekatı başlayınca, Barış Yıldırım [yazilama.net] bu lincin temel dayanağı olarak kullanılan “seks işçisi” kavramını eleştiren bir yazı yazdı ve siteye koydu.

Fraksiyon’un yayın çizgisi sebep gösterilerek, şimdiye kadar uygulanmayan editöryel tartışma yöntemi Barış’ın yazısını engellemek için devreye sokuluverdi. Biz de yazı engellemenin çözüm olmadığını söyledik. Demokratik yöntem, yazarın bağımsızlığına saygı duyarak, sol fikir dairesinde kalan yazıları karşı yazılarla yanıtlamaktır, dedik.

Bir süre sonra yazı kaldırıldı, bizim bilmediğimiz bir “tartışma süreciyle” Barış’ın editörlük yetkileri elinden alındı. Biz bunun bir darbe ve sansür girişimi olduğunu söyledik. Fraksiyon “

View original post 406 kelime daha