Berkin’in Uyanacağı Sabah

BibJthEIYAAAgKI

Berkin uyanacak.

Artık içiniz rahat değil mi? Bunu dediğimiz için gülüyorsunuz belki. Ölüler uyanamaz diye biliyorsunuz.

Fazla rahatlamayın. Berkin uyanacak.

 

Bir sabah bir işçi çıkacak evden. Köşeden bir simit alacak. Suratında beş bin yıllık asıklık, vardiyaya girecek. O gece eve dönmeyecek.

Bir akşamüstü bir kadın pencereden bakacak ve o güne dek hiç bakmadığını anlayacak. O akşam kimse ondan yemek beklemeyecek. Sonraki akşam da. Sonraki yüz akşam da.

Bir ikindi üzeri ofiste bütün kapılar birden açılacak. Gözleri ağrıtan ışıklı dörtgenler kapanacak. Kimse asansör beklemeden merdivenlere yönelecek.

 

Sınır boylarında sigara yüklü katırlar başıboş bırakılacak.

Hapishane hücrelerinin sürgüleri açık demir kapılarda başıboş sallanacak.

Neşeli bir köpek düğün var sanarak köyün bir ucundan diğer ucuna  koşturup duracak.

Hastane yatağında ölmek üzere olan bir adam kulağına fısıldanan şeyi duyunca aylardır ilk kez gülümseyecek.

Kör bir kız bastonunu almadan sokağa fırlayacak.

Bir silah patlayacak, bir şarkı başlayacak, bir halay kurulacak.

 

Ve Berkin uyanacak…

 

Rahatlamayın. Gevşemeyin.

15 yaşına komada girmiş kuş kadar bir çocuğa üzülüşümüze karşı nefretinizi azaltmayın.

O şimdi hepimizin çocuğu, lisedeki sınıf arkadaşlarının bile. Çocuğumuzu toprağa verirken bizden gazınızı, copunuzu, merminizi esirgemeyin.

O çocuk toprağın iki metre altında diye, sakın ha, silahınızın kabzasını bırakmayın.

Çünkü Berkin uyanacak.

Çünkü Berkin bir halk olarak uyandığında size kahrolmaktan başka yol kalmayacak.

 

Berkin Elvan’ın uyanışıyız.

Korkun o sabahtan!

 

Reklamlar